NURHAK
(1971)

31 Mayıs 1971’de Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alpaslan Özdoğan Nurhaklar’da; 2 Haziran ‘71’de Hüseyin Cevahir İstanbul’da katledildi.

Nurhak'ta bir şafak vakti

Turhan Feyizoğlu tarafından yazılıp Cumhuriyet Gazetesınde 1998 yılında yazı dizisi olarak yayınlanmıştır.

 

KADIR MANGA

ALPARSLAN OZDOGAN

Sinan Cemgil'den Kaypakkaya'ya, Yusuf Aslan'dan Deniz Gezmiş'e uzanan bir yolculuk...

 31 Mayis 1971 günkü 13.00 haberlerinde, Cihan Alptekin ile Tayfur Cinemre adli gençlerin Tekirdag'da jandarmalar tarafindan yakalandigi açiklanir. 'Onlar sizin için öldü'

Radyonun 31 Mayis 1971 Pazartesi günkü 13.00 haberlerinde pespese iki haber yayimlanir. Birinci haberde, Adiyaman'in Gölbasi ilçesi Inekli köyünde jandarmalarla girdigi çarpisma sonucu ODTÜ ögrencisi Sinan Cemgil ile Alpaslan Özdogan ve Erzurum Atatürk Üniversitesi ögrencisi Kadir Manga 'nin öldürüldügü, Mustafa Yalçiner 'in yarali, Haci Tonak 'in da sag yakalandigi açiklanir. Ikinci haberde ise: Cihan Alptekin ile Tayfur Cinemre adli gençlerin Tekirdag'da jandarmalar tarafindan yakalandigi açiklanir. Ayni gün gazeteler, ''Ikinci'' ve ''Yildirim'' baskilar yaparak, sekiz sütuna manset ve büyük fotograflarla olaylari aktarir. O sirada Mamak Askeri Cezaevinde tutuklu bulunan Nuran Agirnasli ve ODTÜ Mimarlik Fakültesi ögrencisi Ayten Canatan ile Maltepe'deki bir evde Sibel Erkan 'i rehin tutan Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir , dinledikleri radyo haberlerinde Sinan Cemgil'in öldürüldügünü ögrenince, sinirlenir ve dönemin iktidarina hakaret eder. Denizli'nin Bünyan ilçesinde oturan Yazicioglu ailesi de damatlarinin öldürüldügünü duyunca sarsilir. Çok sevdikleri Sinan'in duvarda asili duran fotografina bakarak aglayan Yazicioglu ailesi, duvarda asili olan yaprakli takvimin yapragini o günden sonra koparamaz. Takvim, 31 Mayis 1971 tarihinden itibaren koparilmamis olarak halen duvarda asili durmaktadir. Haberleri radyodan dinleyen ve gazetelerden okuyan binlerce aileden birisi de Cemgil ailesidir. Ogullari Sinan'in öldügünü bu sekilde evde radyoda ögle haberlerini dinlerken ögrenen Cemgil ailesi, Adiyaman Valisi Nazmi Çengelci ile Gölbasi Jandarma Kumandanligi'ni telefonla arayarak olay hakkinda bilgi alir. Yaptigi telefon görüsmelerinden sonra Adnan Bey, ''Evet, dedi, evet Nazife , oglumuzu öldürdüler... Öldürdüler onu... Gerçek bu, gerçek!''

Olayin dogrulugunu ögrendikten sonra Adnan Cemgil, Nazife Cemgil ve aile dostlari Orhan Iyiler , Sinan'in cenazesini almak için uçakla Istanbul'dan Malatya'ya, oradan da bir taksi ile Gölbasi ilçesine giderler. Emekli albay Yilmaz Erkekoglu , bu konuyu söyle anlatmistir: ''Inekli köyünde 31 Mayis 1971 tarihinde meydana gelen silahli çatismada ölen Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özdogan'in ailelerine cenazelerini alip almayacaklari seklinde Gölbasi Cumhuriyet Savciligi'nca tel çekilmisti. Geldiler!. Teslim-Tesellüm ile ilgili evraklar imzalandi. Iller arasi cenaze nakil müsaade belgeleri ve diger prosedür bitti. Dinen ve usulen bas sagligi dilendi. Ve cenazeler sahiplerine teslim edildi. Oglunun cenazesini teslim aldiktan sonra Adnan Cemgil, bir konusma yapti. Hatirlayabildigim kadar içerigi söyleydi: -Ben varlikli bir aileden geliyorum. Kendim ögretmenim. Ekonomik durumum oldukça iyidir. Oglumu en iyi sekilde yetistirdim. En iyi okullarda okuttum. Ülkenin en güzide üniversitesi olan Orta Dogu Teknik Üniversitesi'nde okuyordu. Hiçbir seye ihtiyaci yoktu. Bu sonuç olmasa yüksek mühendis çikacak ve o da varlikli bir hayat yasayacakti. Fakat o sizin iyiliginiz için öldü. Bunu bilesiniz diye söylüyorum, dedi. Köylülere baktim. Biraz önce dikkatlice dinledikleri Adnan Hoca'nin sözü bitince, baslarini öne egdiler.'' Sinan'in cenazesi teslim alindiktan sonra, Istanbul'a getirilirken, yagmur yagmaktadir. Nazife Hanim, yagmur yagmaya baslayinca, ''Oglum islanacak'' diye düsünür.

Devami >>

   
Yukarı Dön