Nazım Hikmet
Dünyaca
ünlü şairlerimizden Nazım Hikmet, 1902 yılında Selanik'te doğdu. Bahriye
mektebinde okudu. Önce Anadolu'ya ve daha sonra da Moskova'ya gitti. Moskova'da
ekonomi-politika okudu ve 1924'te tekrar yurda döndü. Gazetecilik yaptı ve film
stüdyolarında çalıştı. 1938'de çıkan Harp Okulu olayları sırasında tutuklandı
ve 28 yıl hapse mahkum edildi. 12 yıl hapis yattıktan sonra, çürük raporu
(1920'de verilmişti) olduğu halde askere alınması gündeme geldi ve can güvenliği
olmadığını düşünerek Türkiye'den kaçtı. 1951 yılında Önce Romanya'ya, oradan
Moskova'ya geçmesi üzerine, Nâzım Hikmet, 25 Temmuz 1951'de, Bakanlar Kurulu
kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarıldı.
Nazım'ın baba tarafından dedesi Nâzım Paşa valiliklerde bulunmuş, özgürlükçü,
şairliği olan bir kişiydi. Mevlevi tarikatındandı. Anayasacı Mithat Paşanın
yakın arkadaşıydı. Babası Hikmet Bey ise Mekteb-i Sultani (şimdiki adıyla
Galatasaray Lisesi) mezunu, önce ticaret yaşamını denemiş, başaramayınca Kalem-i
Ecnebiye'ye (dışişleri) bağlanmış bir memurdu. Dilci, eğitimci Enver Paşa'nın
kızı olan annesi Celile Hanım, Fransızca konuşan, piyano çalan, ressam denecek
kadar iyi resim yapan bir kadındı.
Nazım
Hikmet'in ilk şiiri Mehmet Nazım imzasıyla 1918'de Yeni Mecmua'da yayımlandı.
Cezaevi yıllarında da değişik takma isimlerle başka dergilerde şiirleri
çıktı. 1920 yılından itibaren Fütürist Rus şairi Mayakovski tarzında, komünist
dünya görüşüne yönelen şiirler yazdı.
Nazım Hikmet, Moskova'da bulunduğu dönemde başka kadınlarla ilişki kurdu.
Önce
hastanede tanıdığı Dr. Galina ile, daha sonra da büyük aşk yaşadığı, kendinden
oldukça genç olan Vera Tulyakova ile beraber oldu. Vera ile ilginç aşamalardan
geçen ilişkileri sonunda evlendiler. Türkiye'deki eşi Münevver Andaç'la Nazım
arasında resmi nikah yoktu. Sekiz yıl birlikte olduğu Dr.Galina'ya tüm mal
varlığını noter önünde bırakan Nazım, Vera'da kocasından boşanınca 1960'ta
evlendiler.
Vera
ve Nazım birlikte Sevdalı Bulut için senaryo çalışması yaptılar ve film
çekimlerinde de birlikte oldular. Tiyatrolarda sergilenen oyunlar yazdılar.
Birçok ülkeyi gezip gördüler, çok sayıda toplantı ve konferanslara katıldılar.
Bu arada Türkiye'den çıkmaları yasak olan eşi ve çocukları zengin bir işadamının
yardımıyla Polonya'ya kaçtı. Münevver Andaç'a burada ev tutup eşya alan Nazım,
onları Moskova'ya götürmedi.
Yapıtları çeşitli dillere çevrilen Nazım'ın pek çok kitabı yayımlandı.
3
Haziran 1963 sabahı, Nâzım Hikmet bir kalp krizi sonucu Moskova'daki evinde öldü.
Yazarlar Birliği'nin düzenlediği bir törenle Novodeviçiy Mezarlığı'na
gömüldü.
Ş
iirleri: 835 Satır (1929), Jakond ile Si-Ya-u (1929), Varan 3 (1930),
1+1=1 Nail V. İle birlikte, 1930), Sesini Kaybeden Şehir (1931), Benerci Kendini
Niçin Öldürdü (1932), Gece Gelen Telgraf (1932), Taranta Babu'ya Mektuplar
(1935), Portreler (1935), Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destan (1936)
Ölümden
sonra basılanlar: Kurtuluş Savaşı Destanı (1965; C. Kudret tarafından Kuvayi
Milliye adıyla, 1968), Memleketimden İnsan Manzaraları (Haz. Memet Fuat, 3 cilt,
1966-1967), Saat 21-22 Şiirleri (M.Fuat, 1966), Yeni Şiirler (1970), Tüm
Eserleri (Asım Bezirci, 8 kitap, 1980).
Oyunları: Kafatası (1932), Bir Ölü Evi yahut Merhumun Hanesi (1932),
Sabahat (1965), Ferhat ile Şirin (1965), İnek (1965), Unutulan Adam (1966), Ocak
Başında Yolcu (1966), Yusuf ile Menofis (1967, İvan İvanoviç Var mıydı? (1965)
Romanları: Kan Konuşmaz (1965), İt Ürür Kervan Yürür (1965), Yaşamak
güzel bir şey be kardeşim (1967)
Masalları: Sevdalı Bulut (1968)
Mektupları: Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar (1968), Oğlum, Canım
Evladım, Memedim (M.Fuat'a mektuplar, 1968), Va-Nu'lara Mektuplar (1970), Nazım
ile Piraye (Haz. M. Fuat. Karısı Piraye Altuncu'ya Mektuplar, 1976)
BAŞKA SANATÇILARI DEĞERLENDİRİŞİ
ONUN İÇİN YAZILANLAR